24 Kasım 2013 Pazar

2023'E HİKAYELER XXII...

Öncelikle yaklaşık 15 gündür blog'a neden yazamadığımı kısaca açıklamak gerekirse; yoğun ve stresli ama bir o kadar da gururlu ve keyifli  zamanlar geçiriyoruz...
Arkadaşlarımla birlikte 3 Aralık Salı günü Swissotel de gerçekleşecek olan defilemiz için 10 gündür aralıksız çalışıyoruz,önümüzde ki haftadan sonra bir parça rahatlamış olacağız. (öyle umut ediyoruz bir aksilik çıkmassa):( Sizlerle de tabii ki atölye çalışmalarımızı,komik ve heyecanlı hallerimizi ve tasarladığım kıyafetimi büyük bir keyifle paylaşacağım lütfen bekleyiniz.:)
Gelelim büyük usta Yıldırım Mayruk-Barbaros Şansal defilesine,Park Boshphorus İstanbul Hotel de yapılan ve gelirinin tamamı Alzheimer derneğine bırakılan defile tahmin edebileceğiniz gibi muhteşem kumaşlar,muhteşem bir işçilik, zarafet ve kaliteden ödün vermeden yapıldı ve ayakta alkışlandı...
Brokarlar,krepler,danteller,kadifeler gibi seçkin dokuların yanı sıra;tayyör,abiye ve bol işlemeli gece elbiseleriyle koleksiyon göz doldurdu.




8 Kasım 2013 Cuma

TOP 3...

Biz kadınlar her zaman bakımlı ve şık olmak isteriz.Bazen günlük koşuşturmalar,yüklenilen sorumluluklar ve tabii ki ruh hallerimiz buna izin veremese de;Moda,kozmetik ve estetik listenin hep en üst sıralarında  yer alır.
Hele bir de şık ve güzel giyinen bir kadın gördüğümüzde (ki ben tamamen iş ve eğitim amaçlı bakarım!) :) erkeklerden daha fazla inceler,süzer süzer süzeriz...
İşte bu yüzden yabancı moda bloglarından favorim olan üç blogger'ı paylaşmak istedim.Beğenerek takip ettiğim tarzlarıyla,duruşlarıyla her zaman farklılık yaratan sektöründe içinde olan,kumaş ve işçilikten anlayan,sadece marka giyinerek değil giydiklerini farklı şekillerde yansıtabilen bu üç bayanı beğeninize sunarım. 

1-  5İnch And Up
Tarzını en çok beğendiğim ,stilini sportif ve rahat seçimlerle bir araya getiren Londra'dan  Sandra Hagelstam benim için, farklı parçaları  cesur seçimleriyle kullanırken kadınsı çizgisinden ödün vermediği için  listemin de en başında yer alıyor.




4 Kasım 2013 Pazartesi

PASTIRMA YAZI...

Bizi bahar geldi,yaz geldi havasına sokan,güneşin parıldaması ağaçların çiceklenmesi ile güneş görmeden mutlu olamayanlara son bir fırsat sunan,sabah giydiğimiz ile  öğlen piştiğimiz, elimize aldığımız
mont ceket ne varsa akşamüstü tekrar giydiğimiz insanı bezdiren, grip ve nezlenin kollarını açıp beklediği ama yine de hiç bitmesin dediğimiz orijinal adıyla "Pastırma Ayazı"na HOŞGELDİNİZ..!
Uzun bir açıklama olmuş olabilir ama Pastırma Yazı'nın bende ki tanımı tam da budur.Ve tabii ki benim için kasım ayının gelmesiyle birlikte bot ve çizme sezonu da (hava nasıl olursa olsun) açılmış bulunmaktadır.
Atölye çalışmaları,dersler,malzeme alımları ile geçen
daha da  yoğunlaşacak bir programda günlerimiz geçerken,
bizler de (kumaş,tel,tela,mulaj vs.) peşinde ara sokaklarda kaybolmalar,keşifler,heyecanlar yaşıyoruz.
Güneş'e gitme kal desek bizi duyar mı ki acaba ! :) Mutlu haftalar...